
Aracını ticari amaçla kullanmayan bir gerçek kişi için tüketici mahkemesi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sigorta şirketinin SİSBİS kaydını tüketiciye yönelik bir uygulama saydı ve asliye ticaret mahkemesinin davayı görev yönünden reddetmesi gerektiğini belirtti. Dava açmadan önce arabuluculuk şartını da kontrol etmek gerekir.
Sigorta işlemlerinizde beklemediğiniz bir engelle karşılaşıyorsunuz. Nedenini araştırdığınızda, yıllar önce aracınızın karıştığı söylenen bir kaza yüzünden hakkınızda sigorta suistimali kaydı bulunduğunu öğreniyorsunuz. Oysa o kazadan haberiniz bile yok.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30 Mart 2026 tarihli kararı (E. 2025/12146, K. 2026/3403), 23 Ekim 2026 tarihli ve 33409 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Karar, bu kaydın silinmesi için açılacak davanın hangi mahkemede görülmesi gerektiği konusunda yol gösteriyor. Aracını ticari amaçla kullanmayan bir kişi açısından Yargıtay'ın cevabı: tüketici mahkemesi.
SİSBİS kaydı nedir, nasıl oluşur
SİSBİS, Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi'nin kısaltması ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) bünyesinde tutuluyor. Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesine göre sigorta şirketleri, yanlış sigorta uygulaması şüphesiyle bir tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve SBM'deki veri tabanına işlemek zorunda.
Kayıt yalnızca tazminat isteyen kişiyle sınırlı kalmayabiliyor. Yargıtay'ın incelediği dosyada sigorta şirketi, yönetmelik gereği hem sigortalıya hem araç sahiplerine hem de kazaya karışan sürücülere ilişkin bilgileri sisteme bildirdiğini savundu. Tazminat talebinde bulunmamış ve kazadan haberi olmadığını söyleyen araç sahibi de bu şekilde kayıt altına alınmıştı.
Yargıtay'ın incelediği dosya
Davacının adına kayıtlı otomobil için 2010 yılında maddi hasarlı bir kaza tespit tutanağı düzenlenmiş. Tutanakta davacının imzası yok; araç başka birinin kullanımında gösterilmiş. Karşı aracın sahibinin başvurusu üzerine sigorta şirketi hasar dosyası açmış, ekspertiz incelemesinde hasarların beyan edilen kazayla uyumlu olmadığı sonucuna varmış ve dosya suistimal şüphesiyle kapatılmış. Davacı hakkında da SİSBİS kaydı oluşturulmuş.
Davacı kayıttan 2019'da tesadüfen haberdar olduğunu, sigorta şirketine ve SBM'ye yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını ve bu kayıt yüzünden sigorta hizmetlerinden yararlanamadığını ileri sürerek dava açmış. Dava İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüş. Mahkeme bilirkişi incelemesi sonunda, sigorta şirketinin kaydı oluşturmadan önce davacıya bildirim yaptığını gösteren bir belge bulunmadığını ve davacının kazadan haberi olduğunun ispatlanamadığını belirterek kaydın olmadığının tespitine ve kayıtların düzeltilmesine karar vermiş. Karar kesin olarak verilmiş.
Yargıtay neden "görevli mahkeme bu değil" dedi
Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etti. Bu, kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından tespit edilmesi için Adalet Bakanlığına tanınmış özel bir yoldur. İtiraz, davacının haklı olup olmadığına değil, davaya hangi mahkemenin bakacağına ilişkindi.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30 Mart 2026 tarihli kararında şöyle değerlendirdi: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemini ve tüketiciye yönelik uygulamayı kapsar. Kanunun 3. maddesindeki tanımda sigorta sözleşmeleri de tüketici işlemleri arasında sayılıyor. Davacı, aracını ticari amaçla kullanmayan ve sigorta şirketiyle ticari bir ilişkisi bulunmayan bir gerçek kişi olduğu için tüketici; sigorta şirketi ise sağlayıcı. Sigorta şirketinin davacının bilgilerini SİSBİS'e işlemesi de tüketiciye yönelik bir uygulama.
Türk Ticaret Kanunu sigortayı da düzenlediği ve 4. maddesinde bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davaları ticari dava saydığı için davanın ticaret mahkemesinde görülebileceği düşünülebilir. Ancak Tüketici Kanunu'nun 83. maddesinin ikinci fıkrası, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemlerin başka kanunlarda düzenlenmiş olmasının o işlemin tüketici işlemi sayılmasına ve Kanunun görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasına engel olmadığını söylüyor. 73. madde de tüketici işlemlerinden ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılıyor.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddelerine göre mahkemenin görevli olması bir dava şartı ve mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden incelemek zorunda. Yargıtay'a göre asliye ticaret mahkemesinin davayı esastan karara bağlamak yerine görev yönünden usulden reddetmesi gerekirdi. Karar bu gerekçeyle kanun yararına bozuldu.
Bozma, davacının kazandığı kararı ortadan kaldırdı mı?
Kaldırmadı. Kanun yararına bozma bu dosyada "sonuca etkili olmamak üzere" yapıldı; davacı lehine verilen tespit kararı yerinde duruyor. Kararın asıl önemi ileriye dönük: Benzer bir kayıtla karşılaşan kişi davasını yanlış mahkemede açarsa, uzun bir yargılamanın sonunda görev yönünden ret kararıyla karşılaşma riski taşır.
Kararın bir sınırı da var. Yargıtay'ın değerlendirmesi, aracını ticari amaçla kullanmayan bir gerçek kişiye ait dosyaya dayanıyor. Araç bir şirket adına kayıtlıysa ya da ticari faaliyette kullanılıyorsa görevli mahkeme konusunda farklı bir sonuca varılabilir.
Hakkınızda SİSBİS kaydı varsa izlenebilecek yol
Yönetmeliğin 11. maddesi, talebi şüpheyle reddeden sigorta şirketine durumu ilgiliye yazılı olarak bildirme yükümlülüğü getiriyor. Böyle bir bildirim almadıysanız, bu durum ileride açılacak davada da önem taşıyabilir.
İlk adım, kaydın neye dayandığını öğrenmek: Sigorta şirketine ve SBM'ye yazılı başvuru yaparak kaydın hangi hasar dosyasına ve hangi gerekçeye dayandığını sorabilirsiniz. Başvurularınızı ve aldığınız cevapları saklayın; bu yazışmalar şirketin ve SBM'nin tutumunu belgelemek için davada delil olarak kullanılabilir.
Başvurular sonuç vermezse dava gündeme gelir. Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabilir. İzmir'de oturan biri, davayı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu şehirde açmak zorunda değildir.
Tüketici Kanunu'nun 73/A maddesine göre tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı. Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklara bakan tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar gibi bazı durumlar bu kuralın dışında tutulmuş. Talebinizin bu istisnalardan birine girip girmediğini dava açmadan önce kontrol etmek gerekir; aksi hâlde dava yine usulden reddedilebilir.
İncelenen dosyada ilk derece mahkemesi, sigorta şirketinin kayıttan önce bildirim yaptığını gösteren bir belge bulunmamasını ve davacının kazadan haberi olduğunun ispatlanamamasını esas aldı. Bu açıdan kaza tespit tutanağında imzanızın bulunmaması, aracı o gün kimin kullandığı, hasar dosyasındaki fotoğraflar ve ekspertiz raporu önem taşıyabilir.
Kısaca
Sigorta şirketinin yanlış sigorta uygulaması şüphesiyle oluşturduğu SİSBİS kaydının silinmesi için, aracını ticari amaçla kullanmayan bir kişinin açacağı dava Yargıtay 4. Hukuk Dairesine göre tüketici mahkemesinde görülmeli. Asliye ticaret mahkemesinde açılan dava görev yönünden reddedilebilir. Kayıttan haberdar olduğunuzda önce sigorta şirketine ve SBM'ye yazılı başvurmak, delilleri toplamak ve arabuluculuk şartını kontrol etmek gerekir.
Tüketici uyuşmazlıklarında başvuru yollarına dair genel bilgi için tüketici hukuku sayfamıza, trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde faizin hangi tarihten işlediği için kaza tazminatında faiz yazımıza bakabilirsiniz.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- Resmî Gazete, 23 Ekim 2026, Sayı 33409: Yargıtay 4. HD, E. 2025/12146, K. 2026/3403
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m. 3, 73, 73/A, 83)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 114, 115, 363)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
