Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? Anayasa Mahkemesi Kararı
AYM'nin TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal eden kararı, yürürlük tarihi ve mevcut nafakalar.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar.


Av. Yağmur Tahtasızİzmir Boşanma Avukatı · İzmir Barosu'na kayıtlı avukat · boşanma ve aile hukuku alanında danışmanlık ve dava takibi.
Boşanma kararı vermek, hayatın en zor kararlarından biridir. Kararı verdikten sonra da akla bir sürü soru gelir: Dava ne kadar sürer, çocuklar kimde kalır, nafaka ödenir mi, evlilik içinde alınan ev nasıl paylaşılır? Bu sayfada İzmir'de boşanma sürecinin baştan sona nasıl işlediğini, hangi yolun size uygun olabileceğini, mahkemenin hangi konularda neye baktığını ve ilk görüşmeden önce neleri hazırlamanız gerektiğini tek yerde topladık.
Sayfa uzun; aradığınız başlığa doğrudan gitmek isterseniz aşağıdaki başlıkları takip edebilirsiniz. Her bölümün sonunda konuyu daha ayrıntılı anlatan yazılarımıza bağlantı verdik.
Av. Yağmur Tahtasız, İzmir Barosu'na kayıtlı avukat olarak boşanma ve aile hukuku davalarını takip etmektedir. Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür. İzmir merkez ilçeleri için aile mahkemeleri, İzmir Adliyesi'nin Bayraklı'daki ek hizmet binasında (Gültekinler Plaza) çalışır; Karşıyaka Adliyesi'ne bağlı aile mahkemeleri ise Çiğli'deki ek binadadır. Aile mahkemesi kurulmamış ilçelerde bu görevi asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla yürütür.
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK md. 168). Yani eşlerden biri İzmir'de, diğeri başka bir şehirde yaşıyorsa dava İzmir'de de açılabilir. İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde, temyiz incelemesi ise Yargıtay'da yapılır.
| Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma | |
|---|---|---|
| Şartı | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı; eşler boşanma ve tüm sonuçları üzerinde anlaşmalı | Kanunda sayılan boşanma sebeplerinden birinin ispatı |
| Süreç | Protokol hazırlanır, hâkim eşleri bizzat dinler; çoğu zaman tek duruşmada biter | Dilekçeler, deliller, tanıklar ve gerekirse sosyal inceleme raporu; birden fazla duruşma |
| Belirleyici olan | Protokolün eksiksiz ve uygulanabilir olması | Kusurun ve iddiaların ispatı |
Anlaşmalı boşanmada en sık yapılan hata, protokolü aceleyle imzalamaktır. Nafakanın miktarı ve artış şekli, çocukla kişisel ilişkinin günleri ve tatiller, ortak evin ve aracın akıbeti, ziynet eşyaları ve borçlar protokolde açıkça yazılmazsa, boşanmadan sonra yeni davalar kaçınılmaz olur. Hâkim, çocuğun yararına aykırı bulduğu bir maddeyi değiştirebilir veya protokolü onaylamayabilir.
Çekişmeli davada ise süreci belirleyen, dilekçede ileri sürülen olaylar ve bunların delilleridir. Dava açıldıktan sonra yeni vakıa eklemek sınırlıdır; bu yüzden dilekçe aşamasında hiçbir önemli olayın atlanmaması gerekir. Ayrıntılar için anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır ve çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer yazılarımıza bakabilirsiniz.
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini sınırlı olarak sayar. Davada hangi sebebe dayanıldığı; ispat yükünü, süreleri ve tazminat taleplerini doğrudan etkiler. Uygulamada davaların büyük kısmı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanır; ancak özel sebeplerden biri varsa birlikte ileri sürülmesi çoğu zaman daha güçlü bir dava kurar.
Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zina eden eşi affeden tarafın bu sebebe dayanarak dava açma hakkı kalmaz. Zinanın kesin delille ispatı zor olduğundan, uygulamada çoğu zaman güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilip temelinden sarsılma sebebiyle birlikte ileri sürülür.
Eşin hayatına kastedilmesi, ağır şiddet ve hakaret gibi onur kırıcı davranışlar bu kapsamdadır. Burada da süre altı ay ve beş yıldır; affeden eş bu sebebe dayanamaz. Hastane kayıtları, darp raporu, kolluk tutanakları ve mesajlar en önemli delillerdir.
Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi, diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hâle getiriyorsa boşanma istenebilir. Bu sebep için kanunda hak düşürücü süre yoktur.
Eşlerden biri ortak konutu haklı bir sebep olmadan terk eder ve en az altı ay dönmezse terk sebebiyle dava açılabilir. Önce mahkeme aracılığıyla eve dönüş ihtarı gönderilir; ihtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez. İhtardan sonra iki ay içinde eş dönmezse dava açılır. Şekil şartları sıkı olduğu için bu yolda küçük bir usul hatası bütün süreyi baştan başlatabilir.
Eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse ve hastalığın iyileşmesinin mümkün olmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmişse boşanma istenebilir.
Ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılan her türlü geçimsizlik bu kapsamdadır: sürekli kavga, ilgisizlik, ekonomik şiddet, aileye karışma, güveni sarsan davranışlar gibi. Davacının tamamen kusursuz olması gerekmez; ancak kusuru daha ağır olan eşin itirazı, belirli şartlarda davanın reddine yol açabilir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası anlaşmalı boşanmayı düzenler. Dördüncü fıkrası ise fiilî ayrılığı düzenler: Daha önce açılan bir boşanma davası reddedilip kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmiş ve eşler bu sürede ortak hayatı yeniden kuramamışsa, eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir. Sebeplerin tamamı için boşanma sebepleri nelerdir yazımızı okuyabilirsiniz.
Dilekçenin içeriği davanın çerçevesini belirler. Dilekçede bulunması gerekenleri boşanma dilekçesi nasıl yazılır yazımızda madde madde anlattık.
Dava süresini en çok etkileyen şeyler tebligatın ne kadar sürede yapıldığı, tanık sayısı, sosyal inceleme raporunun hazırlanma süresi ve kararın istinafa taşınıp taşınmadığıdır.
Çekişmeli boşanmada davayı çoğu zaman deliller kazanır. Hâkim, kusur değerlendirmesini dilekçelerde anlatılan ve ispatlanan olaylara göre yapar; ispatlanamayan bir iddia, ne kadar doğru olursa olsun karara yansımaz. Bu yüzden delilleri dava açmadan önce toplamaya başlamak ve düzenli tutmak önemlidir.
Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması da şarttır. Eşin telefonuna gizlice casus yazılım yüklemek, şifresini kırarak hesaplarına girmek veya özel konuşmaları gizlice kaydetmek; hem delilin değerlendirilmemesine hem de ayrı bir ceza soruşturmasına yol açabilir. Elinizdeki bir kaydın kullanılıp kullanılamayacağından emin değilseniz, sunmadan önce mutlaka değerlendirilmesini isteyin.
Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, ebeveynlerle bağı, okul ve çevre düzeni, ebeveynlerin bakım imkânları gibi konuları değerlendirir, gerektiğinde pedagog veya psikolog aracılığıyla sosyal inceleme raporu aldırır. Yeterli olgunluktaki çocuğun görüşü de dinlenir ve dikkate alınır.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulur; hafta sonları, bayramlar ve yaz tatili gibi günler kararda gösterilir. Şartlarda önemli bir değişiklik olursa velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. Ortak velayet konusundaki güncel yaklaşımı emsal kararlar bölümümüzde, uygulamadaki ölçütleri ise velayet kararı verilirken nelere dikkat edilir yazımızda bulabilirsiniz.
Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme, dava süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK md. 169). Uygulamada en sık karşılaşılan geçici önlemler şunlardır:
Bu önlemler davanın sonunu beklemeden hayatı düzene sokar; ama geçicidir ve şartlar değişirse dava sürerken yeniden düzenlenebilir. Özellikle tedbir nafakasının dava dilekçesinde istenmesi, aylarca beklemeden ödeme alınmasını sağlar.
Nafaka miktarı, ödeyecek tarafın gelirine ve isteyenin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Kararda gelecek yıllar için bir artış oranı yazılabilir; yazılmamışsa artış için ayrıca dava açmak gerekir. Hesaplamanın nasıl yapıldığını nafaka nasıl hesaplanır yazımızda anlattık.
Mahkeme kararıyla belirlenen nafaka ödenmezse, birikmiş nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir; borçlunun maaşına ve banka hesaplarına haciz konulabilir. Nafaka alacağı, maaş haczinde diğer alacaklardan önce gelir. Ayrıca nafaka borcunu kasten ödemeyen kişi hakkında, nafaka alacaklısının şikâyetiyle icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK md. 344). Borçlu birikmiş nafakayı ödediğinde tazyik hapsi sona erer.
Nafakayı ödeyen taraf açısından da bilinmesi gereken bir nokta var: Geliriniz ciddi biçimde düştüyse veya nafaka alanın durumu değiştiyse nafakanın azaltılmasını ya da kaldırılmasını ancak dava açarak isteyebilirsiniz. Kendiliğinden ödemeyi kesmek, birikmiş borç ve icra takibiyle sonuçlanır. Nafakanın değiştirilme şartlarını nafaka türleri, artırılması ve kaldırılması yazımızda anlattık.
1 Ocak 2002'den sonra edinilen mallarda, eşler başka bir mal rejimi seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde evlilik içinde emekle, maaşla veya kredi ödemeleriyle edinilen malların değeri kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Evlenmeden önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla gelenler ise kişisel mal sayılır. 2002 öncesi edinimlerde mal ayrılığı rejiminin sonuçları ayrıca değerlendirilir.
Mal paylaşımı genellikle boşanma davasından ayrı yürür; boşanma kararının kesinleşmesinden sonra veya boşanma davası sürerken ayrı bir dava olarak açılır ve bilirkişi incelemesiyle değerler belirlenir. Tapu, araç ve banka kayıtları, kredi sözleşmeleri ve ödeme dekontları bu davaların temel delilleridir.
Aile konutu ayrı bir koruma altındadır. Konut eşlerden birinin adına kayıtlı olsa bile, diğer eşin açık rızası olmadan satılamaz, kiraya verilemez veya üzerindeki haklar sınırlanamaz (TMK md. 194). Ayrılık sürecinde konutun elden çıkarılmasından endişe eden eş, tapu kaydına "aile konutu" şerhi konulmasını isteyebilir. Kirada oturuluyorsa kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmeye taraf olabilir.
Düğünde takılan ziynet eşyaları, kim tarafından takılmış olursa olsun, kural olarak kadına ait kabul edilir. Ziynetlerin evde kaldığı veya koca tarafından bozdurulduğu iddiası tanık ve diğer delillerle ispatlanır. Konunun ayrıntıları için boşanmada mal paylaşımı ve ziynet eşyası yazımıza bakabilirsiniz.
Boşanmada kusuru daha az olan eş, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelendiyse maddi tazminat isteyebilir (TMK md. 174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat isteyebilir (TMK md. 174/2). Miktar; tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, kusurun ağırlığına göre belirlenir.
Boşanmadan doğan tazminat ve nafaka taleplerinde süreye dikkat etmek gerekir: Kanun, bu dava hakları için boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür (TMK md. 178). Bu yüzden talepler mümkünse boşanma davasında birlikte ileri sürülmelidir.
Kanun boşanmanın sonuçlarını cinsiyete göre değil, kusur, ihtiyaç ve çocuğun yararı gibi ölçütlere göre düzenler. Nafaka, tazminat ve mal paylaşımı hakları her iki eş için de aynı şartlara bağlıdır; yoksulluk nafakasını erkek eş de isteyebilir, velayet de annede kalmak zorunda değildir. Uygulamada farklılık çoğu zaman ekonomik durumdan doğar: Evlilik boyunca çalışmayan veya çocuk bakımı için kariyerine ara veren eş, nafaka ve mal paylaşımında bunun karşılığını isteyebilir.
Kadının haklarına ilişkin sık sorulan konuları boşanmada kadının hakları nelerdir yazımızda ayrıca ele aldık. Dava açmadan önce e-Devlet üzerinden hangi işlemlerin yapılabildiğini merak ediyorsanız e-Devlet'ten boşanma davası açılır mı yazımıza bakabilirsiniz.
Evlilik içinde alınan borçlar, kural olarak borcu kim aldıysa onun borcudur. Eşlerden birinin kredi kartı veya ihtiyaç kredisi borcundan diğer eş, kefil veya müşterek borçlu değilse sorumlu tutulmaz. Ancak konut kredisi gibi ortak bir mal için ödenen taksitler, mal paylaşımında kimin ne kadar katkı yaptığının hesabında önemli rol oynar. Bu yüzden kredi sözleşmeleri ve ödeme dekontları saklanmalıdır.
Boşanma, sosyal güvenlik açısından da sonuç doğurur. Eşinin üzerinden genel sağlık sigortasından yararlanan kişi, boşanma kesinleşince bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatını kaybeder ve kendi sağlık güvencesini düzenlemesi gerekir. Çocukların sağlık güvencesi ise velayetin kimde olduğundan bağımsız olarak ebeveynlerden biri üzerinden sürdürülebilir.
Hukuki süreç kadar, çocukların bu süreci nasıl yaşadığı da önemlidir. Mahkemeler, ebeveynlerden birinin çocuğu diğerine karşı yönlendirmesini velayet değerlendirmesinde olumsuz bir unsur olarak görür. Çocuğun yaşına uygun, sade bir dille ve mümkünse iki ebeveynin birlikte konuşması; çocuğu tartışmaların, mesajların veya tanıklığın ortasına koymamak hem çocuğun sağlığı hem de davanın seyri için doğru olandır.
Sosyal inceleme sırasında uzmanlar çocukla ayrıca görüşür. Bu görüşmeden önce çocuğa ne söyleyeceğini öğretmek, raporlarda kolayca fark edilir ve aleyhe sonuç doğurabilir. Kişisel ilişki günlerine düzenli uymak, sonradan velayetin değiştirilmesi veya görüşme günlerinin genişletilmesi taleplerinde de belirleyici olur.
Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, boşanma davasını beklemeden 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir istenebilir. Uzaklaştırma, ortak konuttan çıkarma ve iletişim yasağı gibi tedbirler aile mahkemesinden kısa sürede alınabilir; başvuru için kesin delil aranmaz. Acil durumlarda kolluk birimlerine (155, 156) ve ALO 183'e başvurulabilir. Bu süreçte tutulan kayıtlar, boşanma davasında da önemli delil olur.
Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının bu kararı Türkiye'de geçerli hâle getirmesi gerekir; aksi hâlde nüfus kaydında evli görünmeye devam ederler. Eşler birlikte başvurursa ve şartlar uygunsa yabancı mahkeme kararı nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla idari yoldan kayda işlenebilir. Ortak başvuru mümkün değilse veya karar velayet, nafaka gibi konular da içeriyorsa, aile mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılır.
Boşanma kararı kesinleştikten sonra mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayıt güncellenir. Kadın, boşandıktan sonra kural olarak 300 gün geçmeden yeniden evlenemez; hamile olmadığını belgeleyen kadın için mahkeme bu süreyi kaldırabilir. Sürenin ne zaman dolacağını iddet süresi hesaplama aracıyla görebilirsiniz.
Kadın, boşandıktan sonra kural olarak bekâr soyadına döner. Eşinin soyadını kullanmakta menfaati olduğunu gösterirse ve bu durum eşe zarar vermeyecekse, hâkimden eski eşinin soyadını kullanmaya izin verilmesini isteyebilir.
Protokol, anlaşmalı boşanmanın omurgasıdır ve hâkim onayladıktan sonra boşanma kararının bir parçası hâline gelir. Bu yüzden sonradan "aslında böyle anlamamıştık" denilecek hiçbir boşluk bırakılmamalıdır. İyi hazırlanmış bir protokolde en az şu başlıklar bulunur:
"Taraflar birbirinden başka bir talepte bulunmayacaktır" gibi genel ifadeler, mal paylaşımı haklarından vazgeçildiği şeklinde yorumlanabilir. Bu yüzden vazgeçilmeyen bir hak varsa protokolde açıkça saklı tutulmalıdır.
Hayır. Boşanma davaları, kamu düzenine ilişkin olduğu ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular içerdiği için dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Eşler boşanmak için doğrudan aile mahkemesine başvurur. Bununla birlikte, mal paylaşımı gibi tarafların serbestçe anlaşabileceği konularda isteğe bağlı arabuluculuğa gitmek mümkündür ve çoğu zaman uzun bir dava sürecini kısaltır.
Eşler dava sürerken barışırsa, davacı davasından feragat edebilir. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; yani aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılamaz. Bu nedenle feragat yerine davayı takipsiz bırakmak da düşünülebilir: Taraflar duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır ve üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.
Barışmanın başka bir hukuki sonucu da vardır: Barıştıktan sonra, barışmadan önceki olaylar affedilmiş sayılabilir ve ileride açılacak bir davada kusur olarak ileri sürülmeleri zorlaşır. Bu karar verilmeden önce, özellikle şiddet içeren olaylarda dikkatli olmak gerekir.
Eşlerden biri yabancı uyruklu olsa da, eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yeri varsa veya Türk vatandaşıysa boşanma davası Türk mahkemelerinde açılabilir. Uygulanacak hukuk, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a göre belirlenir: Eşlerin ortak milli hukuku varsa o, yoksa ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Yurt dışında yaşayan eşe tebligat yapılması süreci uzatabileceği için, adres ve kimlik bilgilerinin baştan eksiksiz toplanması önemlidir. Yabancı mahkemede verilecek kararın Türkiye'de tanınması ise ayrı bir süreçtir; bunu yukarıda anlattık.
Olayları kısaca tarih sırasıyla bir kâğıda yazmanız da görüşmeyi çok kolaylaştırır. Dava masrafları hakkında fikir edinmek için boşanma davası masrafları yazımızı, nafaka artışını hesaplamak için nafaka artış hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Zorunlu değildir. Ancak çekişmeli davalarda delillerin süresinde sunulması, tanık listesinin doğru hazırlanması ve tazminat, nafaka, velayet taleplerinin eksiksiz ileri sürülmesi davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Evet. Eşinizin rızası olmasa da kanundaki boşanma sebeplerinden birini, en sık olarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat ederek boşanabilirsiniz. Bu durumda dava çekişmeli olarak görülür.
Hayır. Dava açılınca eşler ayrı yaşama hakkı kazanır, ancak ortak konuttan ayrılmak zorunlu değildir. Şiddet veya tehlike varsa mahkemeden konutun size bırakılması ya da eşin uzaklaştırılması istenebilir.
Anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır. Çekişmeli davalar tanık sayısı, sosyal inceleme raporu ve kanun yoluna gidilip gidilmemesine göre bir yıldan uzun sürebilir.
Davayı ilk açmak tek başına bir avantaj sağlamaz; sonucu belirleyen kusur ve delillerdir. Bununla birlikte, ilk açan taraf olayları kendi anlatımıyla ortaya koyar ve tedbir taleplerini erken ileri sürer.
Anlaşmalı boşanmada hâkim eşleri bizzat dinlemek zorunda olduğundan duruşmaya katılmanız gerekir. Çekişmeli davada avukatınız sizi temsil edebilir; ancak hâkim gerekli görürse sizi dinlemek isteyebilir.
Notere kimliğinizle başvurarak avukatınız adına vekâletname çıkarabilirsiniz. Boşanma davası için vekâletnamede bu davanın açıkça yazılması gerekir; yurt dışındaysanız konsolosluklardan da vekâletname verilebilir.
Evet. Eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaştıklarını gösteren bir protokol gerekir. Hâkim protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir; gerekirse çocuğun yararına değişiklik yapabilir.
Ödeyecek tarafın gelir ve giderleri, nafaka isteyen eşin veya çocuğun ihtiyaçları ve tarafların sosyal durumu birlikte değerlendirilir. Mahkeme gerekirse ekonomik durum araştırması yaptırır.
Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki haftalık istinaf süresi içinde başvuru yapılmazsa karar kesinleşir. Taraflar istinaf hakkından feragat ederse kesinleşme daha erken gerçekleşir.
TMK md. 166/3 kapsamında protokol ve duruşma süreci.
Boşanma sebepleri, deliller ve yargılama aşamaları.
Çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde düzenleme.
Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; artırma, azaltma ve kaldırma.
Boşanmaya bağlı tazminat talepleri (TMK md. 174).
Edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiye.
Ziynet alacağı ve ispat.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler.

AYM'nin TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal eden kararı, yürürlük tarihi ve mevcut nafakalar.

Protokolün bölümleri, uygulanabilir hükümler yazmanın önemi ve sık yapılan hatalar.

Nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet, velayet, aile konutu, soyadı ve bekleme süresi.

Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası; nafakanın uyarlanması ve kaldırılması; Anayasa Mahkemesinin 2026 kararı.

UYAP Vatandaş Portal üzerinden dava açma, e-imza şartı ve avukatsız boşanma davası.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, kişisel mal–edinilmiş mal ayrımı, katılma alacağı ve ziynet eşyası.
Bu sayfadaki bilgiler, faaliyet gösterilen alan hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; uzmanlık anlamına gelmez ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez.