İzmir Boşanma Avukatı (Aile Hukuku)

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar.

Park bankının iki ucunda, birbirine sırtını dönmüş oturan çift – İzmir boşanma avukatı Av. Yağmur Tahtasız
Av. Yağmur Tahtasız, izmir boşanma avukatı

Av. Yağmur Tahtasızİzmir Boşanma Avukatı · İzmir Barosu'na kayıtlı avukat · boşanma ve aile hukuku alanında danışmanlık ve dava takibi.

Boşanma kararı vermek, hayatın en zor kararlarından biridir. Kararı verdikten sonra da akla bir sürü soru gelir: Dava ne kadar sürer, çocuklar kimde kalır, nafaka ödenir mi, evlilik içinde alınan ev nasıl paylaşılır? Bu sayfada İzmir'de boşanma sürecinin baştan sona nasıl işlediğini, hangi yolun size uygun olabileceğini, mahkemenin hangi konularda neye baktığını ve ilk görüşmeden önce neleri hazırlamanız gerektiğini tek yerde topladık.

Sayfa uzun; aradığınız başlığa doğrudan gitmek isterseniz aşağıdaki başlıkları takip edebilirsiniz. Her bölümün sonunda konuyu daha ayrıntılı anlatan yazılarımıza bağlantı verdik.

İzmir'de boşanma davası

Av. Yağmur Tahtasız, İzmir Barosu'na kayıtlı avukat olarak boşanma ve aile hukuku davalarını takip etmektedir. Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür. İzmir merkez ilçeleri için aile mahkemeleri, İzmir Adliyesi'nin Bayraklı'daki ek hizmet binasında (Gültekinler Plaza) çalışır; Karşıyaka Adliyesi'ne bağlı aile mahkemeleri ise Çiğli'deki ek binadadır. Aile mahkemesi kurulmamış ilçelerde bu görevi asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla yürütür.

Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK md. 168). Yani eşlerden biri İzmir'de, diğeri başka bir şehirde yaşıyorsa dava İzmir'de de açılabilir. İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde, temyiz incelemesi ise Yargıtay'da yapılır.

Anlaşmalı mı, çekişmeli mi?

Anlaşmalı boşanmaÇekişmeli boşanma
ŞartıEvlilik en az bir yıl sürmüş olmalı; eşler boşanma ve tüm sonuçları üzerinde anlaşmalıKanunda sayılan boşanma sebeplerinden birinin ispatı
SüreçProtokol hazırlanır, hâkim eşleri bizzat dinler; çoğu zaman tek duruşmada biterDilekçeler, deliller, tanıklar ve gerekirse sosyal inceleme raporu; birden fazla duruşma
Belirleyici olanProtokolün eksiksiz ve uygulanabilir olmasıKusurun ve iddiaların ispatı

Anlaşmalı boşanmada en sık yapılan hata, protokolü aceleyle imzalamaktır. Nafakanın miktarı ve artış şekli, çocukla kişisel ilişkinin günleri ve tatiller, ortak evin ve aracın akıbeti, ziynet eşyaları ve borçlar protokolde açıkça yazılmazsa, boşanmadan sonra yeni davalar kaçınılmaz olur. Hâkim, çocuğun yararına aykırı bulduğu bir maddeyi değiştirebilir veya protokolü onaylamayabilir.

Çekişmeli davada ise süreci belirleyen, dilekçede ileri sürülen olaylar ve bunların delilleridir. Dava açıldıktan sonra yeni vakıa eklemek sınırlıdır; bu yüzden dilekçe aşamasında hiçbir önemli olayın atlanmaması gerekir. Ayrıntılar için anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır ve çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer yazılarımıza bakabilirsiniz.

Boşanma sebepleri (TMK 161–166)

Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini sınırlı olarak sayar. Davada hangi sebebe dayanıldığı; ispat yükünü, süreleri ve tazminat taleplerini doğrudan etkiler. Uygulamada davaların büyük kısmı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanır; ancak özel sebeplerden biri varsa birlikte ileri sürülmesi çoğu zaman daha güçlü bir dava kurar.

Zina (TMK md. 161)

Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zina eden eşi affeden tarafın bu sebebe dayanarak dava açma hakkı kalmaz. Zinanın kesin delille ispatı zor olduğundan, uygulamada çoğu zaman güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilip temelinden sarsılma sebebiyle birlikte ileri sürülür.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK md. 162)

Eşin hayatına kastedilmesi, ağır şiddet ve hakaret gibi onur kırıcı davranışlar bu kapsamdadır. Burada da süre altı ay ve beş yıldır; affeden eş bu sebebe dayanamaz. Hastane kayıtları, darp raporu, kolluk tutanakları ve mesajlar en önemli delillerdir.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK md. 163)

Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi, diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hâle getiriyorsa boşanma istenebilir. Bu sebep için kanunda hak düşürücü süre yoktur.

Terk (TMK md. 164)

Eşlerden biri ortak konutu haklı bir sebep olmadan terk eder ve en az altı ay dönmezse terk sebebiyle dava açılabilir. Önce mahkeme aracılığıyla eve dönüş ihtarı gönderilir; ihtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez. İhtardan sonra iki ay içinde eş dönmezse dava açılır. Şekil şartları sıkı olduğu için bu yolda küçük bir usul hatası bütün süreyi baştan başlatabilir.

Akıl hastalığı (TMK md. 165)

Eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse ve hastalığın iyileşmesinin mümkün olmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmişse boşanma istenebilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve fiilî ayrılık (TMK md. 166)

Ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılan her türlü geçimsizlik bu kapsamdadır: sürekli kavga, ilgisizlik, ekonomik şiddet, aileye karışma, güveni sarsan davranışlar gibi. Davacının tamamen kusursuz olması gerekmez; ancak kusuru daha ağır olan eşin itirazı, belirli şartlarda davanın reddine yol açabilir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası anlaşmalı boşanmayı düzenler. Dördüncü fıkrası ise fiilî ayrılığı düzenler: Daha önce açılan bir boşanma davası reddedilip kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmiş ve eşler bu sürede ortak hayatı yeniden kuramamışsa, eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir. Sebeplerin tamamı için boşanma sebepleri nelerdir yazımızı okuyabilirsiniz.

Boşanma davası adım adım

  1. İlk görüşme ve belge incelemesi: Olayların sırası, eldeki deliller, çocukların durumu ve mal varlığı konuşulur. Hangi sebebe dayanılacağı ve hangi taleplerin ileri sürüleceği bu aşamada netleşir.
  2. Dava dilekçesi: Olaylar tarih sırasıyla anlatılır; nafaka, velayet, tazminat ve ziynet talepleri açıkça yazılır, deliller ve tanıklar gösterilir. Gerekirse dava ile birlikte tedbir nafakası ve çocukla ilgili geçici önlemler istenir.
  3. Cevap ve dilekçeler aşaması: Karşı taraf iki hafta içinde cevap verir; ardından cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri gelir. Taraflar iddialarını bu dilekçelerle sınırlar.
  4. Ön inceleme duruşması: Uyuşmazlık konuları belirlenir, deliller toplanır, tanıklar için süre verilir. Taraflar bu aşamada anlaşmaya varırsa dava anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir.
  5. Tahkikat: Tanıklar dinlenir, kurum yazışmaları yapılır; çocuk varsa sosyal inceleme raporu alınır, ekonomik durum araştırması yapılır.
  6. Karar ve gerekçeli karar: Hâkim boşanmaya, kusura, nafakaya, velayete ve tazminata karar verir. Gerekçeli kararın tebliğinden sonra kanun yolu süreleri işlemeye başlar.
  7. Kanun yolu ve kesinleşme: Tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru yapılmazsa veya taraflar feragat ederse karar kesinleşir ve nüfus kaydına işlenir.

Dilekçenin içeriği davanın çerçevesini belirler. Dilekçede bulunması gerekenleri boşanma dilekçesi nasıl yazılır yazımızda madde madde anlattık.

Dava süresini en çok etkileyen şeyler tebligatın ne kadar sürede yapıldığı, tanık sayısı, sosyal inceleme raporunun hazırlanma süresi ve kararın istinafa taşınıp taşınmadığıdır.

Boşanma davasında deliller

Çekişmeli boşanmada davayı çoğu zaman deliller kazanır. Hâkim, kusur değerlendirmesini dilekçelerde anlatılan ve ispatlanan olaylara göre yapar; ispatlanamayan bir iddia, ne kadar doğru olursa olsun karara yansımaz. Bu yüzden delilleri dava açmadan önce toplamaya başlamak ve düzenli tutmak önemlidir.

  • Tanıklar: En sık kullanılan delildir. Olayı bizzat gören veya yaşanan sürece yakından tanıklık eden kişiler tercih edilmelidir; "duydum" düzeyindeki anlatımların değeri sınırlıdır.
  • Yazışmalar ve sosyal medya: Eşler arasındaki mesajlar, e-postalar ve herkese açık sosyal medya paylaşımları delil olarak sunulabilir. Ekran görüntülerinin tarih ve gönderen bilgisini gösterecek şekilde alınması gerekir.
  • Resmî kayıtlar: Hastane ve darp raporları, kolluk tutanakları, koruma kararları, banka hareketleri ve kredi kartı ekstreleri.
  • Bilirkişi ve sosyal inceleme raporları: Mal paylaşımında değer tespiti, velayette çocuğun durumu bu raporlarla ortaya konur.

Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması da şarttır. Eşin telefonuna gizlice casus yazılım yüklemek, şifresini kırarak hesaplarına girmek veya özel konuşmaları gizlice kaydetmek; hem delilin değerlendirilmemesine hem de ayrı bir ceza soruşturmasına yol açabilir. Elinizdeki bir kaydın kullanılıp kullanılamayacağından emin değilseniz, sunmadan önce mutlaka değerlendirilmesini isteyin.

Velayet ve çocuklar

Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, ebeveynlerle bağı, okul ve çevre düzeni, ebeveynlerin bakım imkânları gibi konuları değerlendirir, gerektiğinde pedagog veya psikolog aracılığıyla sosyal inceleme raporu aldırır. Yeterli olgunluktaki çocuğun görüşü de dinlenir ve dikkate alınır.

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulur; hafta sonları, bayramlar ve yaz tatili gibi günler kararda gösterilir. Şartlarda önemli bir değişiklik olursa velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. Ortak velayet konusundaki güncel yaklaşımı emsal kararlar bölümümüzde, uygulamadaki ölçütleri ise velayet kararı verilirken nelere dikkat edilir yazımızda bulabilirsiniz.

Dava sürerken geçici önlemler

Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme, dava süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK md. 169). Uygulamada en sık karşılaşılan geçici önlemler şunlardır:

  • Eş ve çocuklar için tedbir nafakası,
  • Çocukların dava süresince hangi ebeveynde kalacağı ve diğer ebeveynle görüşme günleri,
  • Ortak konutun eşlerden birine bırakılması,
  • Mal kaçırma ihtimali varsa taşınmaz veya araç kaydına ihtiyati tedbir konulması.

Bu önlemler davanın sonunu beklemeden hayatı düzene sokar; ama geçicidir ve şartlar değişirse dava sürerken yeniden düzenlenebilir. Özellikle tedbir nafakasının dava dilekçesinde istenmesi, aylarca beklemeden ödeme alınmasını sağlar.

Nafaka türleri

  • Tedbir nafakası: Dava süresince, ekonomik olarak zayıf olan eş ve çocuklar için hükmedilir. Dava açılırken istenebilir; mahkeme kendiliğinden de karar verebilir.
  • İştirak nafakası: Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için ödediği nafakadır. Çocuk ergin olana kadar, eğitimi sürüyorsa belirli şartlarla daha uzun süre devam edebilir.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten nafaka isteyebilir. Nafaka alanın yeniden evlenmesi, evlenmeden fiilen birlikte yaşaması veya yoksulluğunun ortadan kalkması hâlinde kaldırılabilir. Anayasa Mahkemesi, TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış olup 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder, yeni düzenleme için Meclis'in çıkaracağı kanun beklenmektedir.

Nafaka miktarı, ödeyecek tarafın gelirine ve isteyenin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Kararda gelecek yıllar için bir artış oranı yazılabilir; yazılmamışsa artış için ayrıca dava açmak gerekir. Hesaplamanın nasıl yapıldığını nafaka nasıl hesaplanır yazımızda anlattık.

Nafaka ödenmezse ne olur?

Mahkeme kararıyla belirlenen nafaka ödenmezse, birikmiş nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir; borçlunun maaşına ve banka hesaplarına haciz konulabilir. Nafaka alacağı, maaş haczinde diğer alacaklardan önce gelir. Ayrıca nafaka borcunu kasten ödemeyen kişi hakkında, nafaka alacaklısının şikâyetiyle icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK md. 344). Borçlu birikmiş nafakayı ödediğinde tazyik hapsi sona erer.

Nafakayı ödeyen taraf açısından da bilinmesi gereken bir nokta var: Geliriniz ciddi biçimde düştüyse veya nafaka alanın durumu değiştiyse nafakanın azaltılmasını ya da kaldırılmasını ancak dava açarak isteyebilirsiniz. Kendiliğinden ödemeyi kesmek, birikmiş borç ve icra takibiyle sonuçlanır. Nafakanın değiştirilme şartlarını nafaka türleri, artırılması ve kaldırılması yazımızda anlattık.

Mal paylaşımı ve ziynet eşyası

1 Ocak 2002'den sonra edinilen mallarda, eşler başka bir mal rejimi seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde evlilik içinde emekle, maaşla veya kredi ödemeleriyle edinilen malların değeri kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Evlenmeden önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla gelenler ise kişisel mal sayılır. 2002 öncesi edinimlerde mal ayrılığı rejiminin sonuçları ayrıca değerlendirilir.

Mal paylaşımı genellikle boşanma davasından ayrı yürür; boşanma kararının kesinleşmesinden sonra veya boşanma davası sürerken ayrı bir dava olarak açılır ve bilirkişi incelemesiyle değerler belirlenir. Tapu, araç ve banka kayıtları, kredi sözleşmeleri ve ödeme dekontları bu davaların temel delilleridir.

Aile konutu ayrı bir koruma altındadır. Konut eşlerden birinin adına kayıtlı olsa bile, diğer eşin açık rızası olmadan satılamaz, kiraya verilemez veya üzerindeki haklar sınırlanamaz (TMK md. 194). Ayrılık sürecinde konutun elden çıkarılmasından endişe eden eş, tapu kaydına "aile konutu" şerhi konulmasını isteyebilir. Kirada oturuluyorsa kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmeye taraf olabilir.

Düğünde takılan ziynet eşyaları, kim tarafından takılmış olursa olsun, kural olarak kadına ait kabul edilir. Ziynetlerin evde kaldığı veya koca tarafından bozdurulduğu iddiası tanık ve diğer delillerle ispatlanır. Konunun ayrıntıları için boşanmada mal paylaşımı ve ziynet eşyası yazımıza bakabilirsiniz.

Maddi ve manevi tazminat

Boşanmada kusuru daha az olan eş, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelendiyse maddi tazminat isteyebilir (TMK md. 174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat isteyebilir (TMK md. 174/2). Miktar; tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, kusurun ağırlığına göre belirlenir.

Boşanmadan doğan tazminat ve nafaka taleplerinde süreye dikkat etmek gerekir: Kanun, bu dava hakları için boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür (TMK md. 178). Bu yüzden talepler mümkünse boşanma davasında birlikte ileri sürülmelidir.

Boşanmada kadının ve erkeğin hakları

Kanun boşanmanın sonuçlarını cinsiyete göre değil, kusur, ihtiyaç ve çocuğun yararı gibi ölçütlere göre düzenler. Nafaka, tazminat ve mal paylaşımı hakları her iki eş için de aynı şartlara bağlıdır; yoksulluk nafakasını erkek eş de isteyebilir, velayet de annede kalmak zorunda değildir. Uygulamada farklılık çoğu zaman ekonomik durumdan doğar: Evlilik boyunca çalışmayan veya çocuk bakımı için kariyerine ara veren eş, nafaka ve mal paylaşımında bunun karşılığını isteyebilir.

Kadının haklarına ilişkin sık sorulan konuları boşanmada kadının hakları nelerdir yazımızda ayrıca ele aldık. Dava açmadan önce e-Devlet üzerinden hangi işlemlerin yapılabildiğini merak ediyorsanız e-Devlet'ten boşanma davası açılır mı yazımıza bakabilirsiniz.

Borçlar, krediler ve sağlık güvencesi

Evlilik içinde alınan borçlar, kural olarak borcu kim aldıysa onun borcudur. Eşlerden birinin kredi kartı veya ihtiyaç kredisi borcundan diğer eş, kefil veya müşterek borçlu değilse sorumlu tutulmaz. Ancak konut kredisi gibi ortak bir mal için ödenen taksitler, mal paylaşımında kimin ne kadar katkı yaptığının hesabında önemli rol oynar. Bu yüzden kredi sözleşmeleri ve ödeme dekontları saklanmalıdır.

Boşanma, sosyal güvenlik açısından da sonuç doğurur. Eşinin üzerinden genel sağlık sigortasından yararlanan kişi, boşanma kesinleşince bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatını kaybeder ve kendi sağlık güvencesini düzenlemesi gerekir. Çocukların sağlık güvencesi ise velayetin kimde olduğundan bağımsız olarak ebeveynlerden biri üzerinden sürdürülebilir.

Çocuklarla boşanmayı konuşmak

Hukuki süreç kadar, çocukların bu süreci nasıl yaşadığı da önemlidir. Mahkemeler, ebeveynlerden birinin çocuğu diğerine karşı yönlendirmesini velayet değerlendirmesinde olumsuz bir unsur olarak görür. Çocuğun yaşına uygun, sade bir dille ve mümkünse iki ebeveynin birlikte konuşması; çocuğu tartışmaların, mesajların veya tanıklığın ortasına koymamak hem çocuğun sağlığı hem de davanın seyri için doğru olandır.

Sosyal inceleme sırasında uzmanlar çocukla ayrıca görüşür. Bu görüşmeden önce çocuğa ne söyleyeceğini öğretmek, raporlarda kolayca fark edilir ve aleyhe sonuç doğurabilir. Kişisel ilişki günlerine düzenli uymak, sonradan velayetin değiştirilmesi veya görüşme günlerinin genişletilmesi taleplerinde de belirleyici olur.

Şiddet veya tehdit varsa

Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, boşanma davasını beklemeden 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir istenebilir. Uzaklaştırma, ortak konuttan çıkarma ve iletişim yasağı gibi tedbirler aile mahkemesinden kısa sürede alınabilir; başvuru için kesin delil aranmaz. Acil durumlarda kolluk birimlerine (155, 156) ve ALO 183'e başvurulabilir. Bu süreçte tutulan kayıtlar, boşanma davasında da önemli delil olur.

Yurt dışında verilen boşanma kararları

Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının bu kararı Türkiye'de geçerli hâle getirmesi gerekir; aksi hâlde nüfus kaydında evli görünmeye devam ederler. Eşler birlikte başvurursa ve şartlar uygunsa yabancı mahkeme kararı nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla idari yoldan kayda işlenebilir. Ortak başvuru mümkün değilse veya karar velayet, nafaka gibi konular da içeriyorsa, aile mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılır.

Kesinleşme, nüfus kaydı ve bekleme süresi

Boşanma kararı kesinleştikten sonra mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayıt güncellenir. Kadın, boşandıktan sonra kural olarak 300 gün geçmeden yeniden evlenemez; hamile olmadığını belgeleyen kadın için mahkeme bu süreyi kaldırabilir. Sürenin ne zaman dolacağını iddet süresi hesaplama aracıyla görebilirsiniz.

Kadın, boşandıktan sonra kural olarak bekâr soyadına döner. Eşinin soyadını kullanmakta menfaati olduğunu gösterirse ve bu durum eşe zarar vermeyecekse, hâkimden eski eşinin soyadını kullanmaya izin verilmesini isteyebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalı?

Protokol, anlaşmalı boşanmanın omurgasıdır ve hâkim onayladıktan sonra boşanma kararının bir parçası hâline gelir. Bu yüzden sonradan "aslında böyle anlamamıştık" denilecek hiçbir boşluk bırakılmamalıdır. İyi hazırlanmış bir protokolde en az şu başlıklar bulunur:

  • Velayet ve kişisel ilişki: Velayetin kime bırakılacağı; diğer ebeveynin hangi hafta sonları, hangi bayramlarda ve yaz tatilinde ne kadar süreyle çocukla görüşeceği; çocuğun nereden alınıp nereye bırakılacağı.
  • İştirak ve yoksulluk nafakası: Tutar, ödeme günü, ödeme yapılacak hesap ve her yıl hangi orana göre artırılacağı.
  • Mal paylaşımı: Ev, araç ve banka hesaplarının kime kalacağı; devir masraflarını kimin karşılayacağı; varsa kalan kredi borcunu kimin ödeyeceği.
  • Ziynet eşyaları ve kişisel eşyalar: Kimde kaldığı ve iade edilip edilmeyeceği.
  • Tazminat ve masraflar: Tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talebi olup olmadığı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin nasıl karşılanacağı.

"Taraflar birbirinden başka bir talepte bulunmayacaktır" gibi genel ifadeler, mal paylaşımı haklarından vazgeçildiği şeklinde yorumlanabilir. Bu yüzden vazgeçilmeyen bir hak varsa protokolde açıkça saklı tutulmalıdır.

Boşanmada arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Boşanma davaları, kamu düzenine ilişkin olduğu ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular içerdiği için dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Eşler boşanmak için doğrudan aile mahkemesine başvurur. Bununla birlikte, mal paylaşımı gibi tarafların serbestçe anlaşabileceği konularda isteğe bağlı arabuluculuğa gitmek mümkündür ve çoğu zaman uzun bir dava sürecini kısaltır.

Davadan vazgeçmek ve barışma

Eşler dava sürerken barışırsa, davacı davasından feragat edebilir. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; yani aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılamaz. Bu nedenle feragat yerine davayı takipsiz bırakmak da düşünülebilir: Taraflar duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır ve üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.

Barışmanın başka bir hukuki sonucu da vardır: Barıştıktan sonra, barışmadan önceki olaylar affedilmiş sayılabilir ve ileride açılacak bir davada kusur olarak ileri sürülmeleri zorlaşır. Bu karar verilmeden önce, özellikle şiddet içeren olaylarda dikkatli olmak gerekir.

Yabancı uyruklu eşle boşanma

Eşlerden biri yabancı uyruklu olsa da, eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yeri varsa veya Türk vatandaşıysa boşanma davası Türk mahkemelerinde açılabilir. Uygulanacak hukuk, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a göre belirlenir: Eşlerin ortak milli hukuku varsa o, yoksa ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Yurt dışında yaşayan eşe tebligat yapılması süreci uzatabileceği için, adres ve kimlik bilgilerinin baştan eksiksiz toplanması önemlidir. Yabancı mahkemede verilecek kararın Türkiye'de tanınması ise ayrı bir süreçtir; bunu yukarıda anlattık.

İlk görüşmeye gelirken yanınızda olsun

  • Nüfus kayıt örneği ve evlilik cüzdanı (varsa)
  • Çocukların okul ve sağlık bilgileri
  • Gelir belgeleri, tapu, araç ruhsatı, kredi ve banka hesaplarına dair bilgiler
  • Yaşanan olaylara ilişkin mesajlar, fotoğraflar, hastane veya kolluk kayıtları
  • Tanıklık yapabilecek kişilerin isimleri

Olayları kısaca tarih sırasıyla bir kâğıda yazmanız da görüşmeyi çok kolaylaştırır. Dava masrafları hakkında fikir edinmek için boşanma davası masrafları yazımızı, nafaka artışını hesaplamak için nafaka artış hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davası açmak için avukat zorunlu mu?

Zorunlu değildir. Ancak çekişmeli davalarda delillerin süresinde sunulması, tanık listesinin doğru hazırlanması ve tazminat, nafaka, velayet taleplerinin eksiksiz ileri sürülmesi davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Eşim boşanmak istemiyorsa boşanabilir miyim?

Evet. Eşinizin rızası olmasa da kanundaki boşanma sebeplerinden birini, en sık olarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat ederek boşanabilirsiniz. Bu durumda dava çekişmeli olarak görülür.

Dava sürerken evden çıkmak zorunda mıyım?

Hayır. Dava açılınca eşler ayrı yaşama hakkı kazanır, ancak ortak konuttan ayrılmak zorunlu değildir. Şiddet veya tehlike varsa mahkemeden konutun size bırakılması ya da eşin uzaklaştırılması istenebilir.

Boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır. Çekişmeli davalar tanık sayısı, sosyal inceleme raporu ve kanun yoluna gidilip gidilmemesine göre bir yıldan uzun sürebilir.

Davayı ilk açan taraf avantajlı mıdır?

Davayı ilk açmak tek başına bir avantaj sağlamaz; sonucu belirleyen kusur ve delillerdir. Bununla birlikte, ilk açan taraf olayları kendi anlatımıyla ortaya koyar ve tedbir taleplerini erken ileri sürer.

Duruşmalara bizzat katılmak zorunda mıyım?

Anlaşmalı boşanmada hâkim eşleri bizzat dinlemek zorunda olduğundan duruşmaya katılmanız gerekir. Çekişmeli davada avukatınız sizi temsil edebilir; ancak hâkim gerekli görürse sizi dinlemek isteyebilir.

Boşanma vekâletnamesi nasıl çıkarılır?

Notere kimliğinizle başvurarak avukatınız adına vekâletname çıkarabilirsiniz. Boşanma davası için vekâletnamede bu davanın açıkça yazılması gerekir; yurt dışındaysanız konsolosluklardan da vekâletname verilebilir.

Anlaşmalı boşanmada protokol şart mı?

Evet. Eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaştıklarını gösteren bir protokol gerekir. Hâkim protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir; gerekirse çocuğun yararına değişiklik yapabilir.

Nafaka miktarı neye göre belirlenir?

Ödeyecek tarafın gelir ve giderleri, nafaka isteyen eşin veya çocuğun ihtiyaçları ve tarafların sosyal durumu birlikte değerlendirilir. Mahkeme gerekirse ekonomik durum araştırması yaptırır.

Boşanma kararı ne zaman kesinleşir?

Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki haftalık istinaf süresi içinde başvuru yapılmazsa karar kesinleşir. Taraflar istinaf hakkından feragat ederse kesinleşme daha erken gerçekleşir.

Bu alandaki başlıca konular

Anlaşmalı boşanma

TMK md. 166/3 kapsamında protokol ve duruşma süreci.

Çekişmeli boşanma

Boşanma sebepleri, deliller ve yargılama aşamaları.

Velayet ve kişisel ilişki

Çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde düzenleme.

Nafaka

Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; artırma, azaltma ve kaldırma.

Maddi ve manevi tazminat

Boşanmaya bağlı tazminat talepleri (TMK md. 174).

Mal rejimi ve mal paylaşımı

Edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiye.

Ziynet eşyası

Ziynet alacağı ve ispat.

Koruyucu tedbirler

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler.

İlgili makaleler

Bu sayfadaki bilgiler, faaliyet gösterilen alan hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; uzmanlık anlamına gelmez ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez.