Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? Anayasa Mahkemesi Kararı
AYM'nin TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal eden kararı, yürürlük tarihi ve mevcut nafakalar.
Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları.


Av. Yağmur Tahtasızİzmir Nafaka Avukatı · İzmir Barosu'na kayıtlı avukat · nafaka davaları alanında danışmanlık ve dava takibi.
Nafaka, boşanma sürecinin en çok tartışılan ve sonrasında da en uzun süre gündemde kalan konusudur. Kimi zaman çocuğun okul masrafları karşılanamadığı için, kimi zaman da ödeyen tarafın geliri düştüğü hâlde nafaka aynı kaldığı için yeniden mahkemeye gitmek gerekir. Bu sayfada nafaka türlerini, mahkemenin miktarı belirlerken neye baktığını, nafakanın nasıl artırılıp azaltılacağını ve ödenmeyen nafaka için atılacak adımları İzmir'deki uygulama ışığında anlattık.
Av. Yağmur Tahtasız, İzmir Barosu'na kayıtlı avukat olarak nafaka taleplerini hem boşanma davaları içinde hem de ayrı davalar olarak takip etmektedir. Nafaka davaları aile mahkemelerinde görülür; İzmir merkez ilçeleri için bu mahkemeler İzmir Adliyesi'nin Bayraklı'daki ek hizmet binasındadır (Gültekinler Plaza). Boşanma davası sürerken nafaka aynı dosyada istenir; boşanma kesinleştikten sonra nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için ise ayrı dava açılır.
| Nafaka türü | Kim ister? | Ne zaman? |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Ekonomik olarak zayıf eş ve çocuklar | Boşanma veya ayrılık davası süresince; birlikte yaşamaya ara verildiğinde ayrıca da istenebilir |
| İştirak nafakası | Velayet kendisinde olan ebeveyn, çocuk adına | Boşanmayla birlikte; çocuk ergin olana kadar |
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş | Boşanma kararıyla birlikte veya kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde |
| Yardım nafakası | Yoksulluğa düşecek olan kişi; üstsoy, altsoy veya kardeşinden | Boşanmadan bağımsız olarak, aile içi dayanışma yükümlülüğüne dayanarak |
Ergin olan ancak eğitimi devam eden çocuk için de, ana ve babanın durumuna göre eğitim tamamlanıncaya kadar nafaka istenebilir. Bu talep artık çocuğun kendisi tarafından ileri sürülür ve ayrı bir dava konusudur.
Nafakanın miktarı için kanunda bir formül yoktur; hâkim tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre hakkaniyete uygun bir tutar belirler. Bunun için mahkeme kolluk aracılığıyla tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasını yaptırır, banka ve SGK kayıtlarını, tapu ve araç bilgilerini getirtir. Değerlendirilen başlıca unsurlar şunlardır:
Uygulamada en sık yapılan hata, giderlerin belgelenmemesidir. Okul ve servis ücretleri, sağlık harcamaları ve kira sözleşmesi gibi belgeler, talep edilen miktarın dayanağını oluşturur. Karşı tarafın gerçek gelirini gizlediği düşünülüyorsa, banka hareketleri ve yaşam tarzını gösteren deliller de istenebilir. Miktarın nasıl hesaplandığını daha ayrıntılı olarak nafaka nasıl hesaplanır yazımızda anlattık.
Nafaka bir kez belirlendikten sonra değişmez değildir. Tarafların mali durumu değişirse veya hakkaniyet gerektirirse, irat şeklinde ödenen nafakanın artırılması istenebilir (TMK md. 176). En sık başvurulan sebepler, enflasyon nedeniyle nafakanın değer kaybetmesi, çocuğun büyümesiyle giderlerin artması ve nafaka yükümlüsünün gelirinin yükselmesidir.
Kararda gelecek yıllar için bir artış oranı (örneğin her yıl ÜFE oranında artış) yazılmışsa, yeni dava açmadan bu artış icra yoluyla istenebilir. Kararda artış oranı yoksa nafaka artırım davası açmak gerekir. Bu davada artış, kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur; bu nedenle nafakanın yetersiz kaldığını fark ettiğinizde beklememek önemlidir. Yıllık artışı yaklaşık olarak nafaka artış hesaplama aracıyla görebilirsiniz.
Nafaka ödeyen taraf açısından da durum değişebilir. Gelirin ciddi biçimde düşmesi, işsiz kalma, yeni bir evlilikten çocuk sahibi olma veya nafaka alanın ekonomik durumunun belirgin şekilde iyileşmesi, nafakanın azaltılması için sebep olabilir.
Yoksulluk nafakası ise bazı durumlarda tamamen kaldırılır. Nafaka alanın yeniden evlenmesiyle nafaka kendiliğinden sona erer. Nafaka alanın evlenmeden fiilen başka biriyle evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Fiilî birlikteliğin ispatında tanık beyanları, ortak adres kayıtları ve sosyal medya paylaşımları sık kullanılan delillerdir.
Unutulmaması gereken nokta şudur: Nafakayı ödemeyi kendiliğinden kesmek, şartlar ne kadar değişmiş olursa olsun borcu ortadan kaldırmaz. Azaltma veya kaldırma kararı verilene kadar nafaka borcu işlemeye devam eder ve birikmiş tutar için icra takibi yapılabilir. Bu konudaki ayrıntılar için nafaka türleri, artırılması ve kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mevcut kural uygulanmaya devam ediyor; iptal kararları geriye yürümediği için kesinleşmiş nafakalar da kendiliğinden sona ermiyor.
Yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni kuralı Meclis çıkaracak kanunla belirleyecek. Bu yüzden şu anda devam eden davalarda ve nafaka kaldırma taleplerinde, hem yürürlükteki kuralın hem de yeni düzenlemenin olası etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Mahkeme kararıyla belirlenen nafaka ödenmezse, birikmiş nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir. Nafaka alacağı için yapılan maaş haczinde, diğer borçlar için geçerli olan dörtte bir sınırı uygulanmaz ve nafaka diğer alacaklardan önce gelir. Ayrıca nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında, nafaka alacaklısının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK md. 344). Borçlu ödeme yaptığında tazyik hapsi sona erer.
Nafaka yükümlüsünün maaşı biliniyorsa, mahkemeden nafakanın doğrudan işverenden kesilerek ödenmesi de istenebilir. Bu yöntem, her ay takip yapma zorunluluğunu ortadan kaldırır ve çocuğun düzenli gelire kavuşmasını sağlar.
Evet. Eşler birlikte yaşamaya haklı olarak ara verdiyse, boşanma davası açmadan da mahkemeden tedbir nafakası istenebilir. Eşin evin geçimine katkıda bulunmaması bu taleplerin en sık sebebidir.
Yoksulluk nafakası için önemli olan, boşanmayla birlikte yoksulluğa düşüp düşülmeyeceğidir. Çalışan bir eşin geliri asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa nafaka istenebilir. Çocuk için iştirak nafakası ise annenin çalışıp çalışmamasından bağımsızdır.
Kural olarak nafaka dava tarihinden itibaren hükmedilir. Daha önceki dönem için, kesinleşmiş bir kararla belirlenmiş ancak ödenmemiş nafaka varsa bu birikmiş tutar icra yoluyla istenebilir.
Çocuk ergin olana kadar ödenir. Çocuğun eğitimi ergin olduktan sonra da devam ediyorsa, çocuk eğitim tamamlanıncaya kadar ana ve babasından ayrıca nafaka isteyebilir.
Anayasa Mahkemesi "süresiz olarak" ibaresini iptal etti, ancak karar 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır ve kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden sona ermez.
Dava süresince eş ve çocuklar için geçici nafaka.
Velayeti almayan ebeveynin çocuğun giderlerine katılımı.
Boşanmayla yoksulluğa düşecek eş için nafaka.
Ekonomik koşullar değişince nafakanın güncellenmesi.
Evlenme, fiilî birliktelik veya yoksulluğun sona ermesi.

AYM'nin TMK md. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal eden kararı, yürürlük tarihi ve mevcut nafakalar.

Protokolün bölümleri, uygulanabilir hükümler yazmanın önemi ve sık yapılan hatalar.

Nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet, velayet, aile konutu, soyadı ve bekleme süresi.

Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası; nafakanın uyarlanması ve kaldırılması; Anayasa Mahkemesinin 2026 kararı.

UYAP Vatandaş Portal üzerinden dava açma, e-imza şartı ve avukatsız boşanma davası.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, kişisel mal–edinilmiş mal ayrımı, katılma alacağı ve ziynet eşyası.
Bu sayfadaki bilgiler, faaliyet gösterilen alan hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; uzmanlık anlamına gelmez ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez.