Arabuluculuk Tutanağında Alacaklar Tek Tek Yazılmazsa Dava Reddedilir mi?

Masada bir belgeyi kalemle imzalayan bir erkeğin eli, parmağında yüzük – Arabuluculuk Tutanağında Alacaklar Tek Tek Yazılmazsa Dava Reddedilir mi?
Kısa cevap

Her durumda değil. Anayasa Mahkemesi, işçinin alacaklarını arabuluculukta görüştürmek istediği ve işverenin bunları reddettiği bir dosyada, son tutanakta yalnızca genel bir ifade bulunduğu için davanın usulden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı. Karar arabuluculuğu isteğe bağlı yapmıyor; alacakları başvuruda ve tutanakta tek tek yazdırmak hâlâ en güvenli yol.

Bir işçinin iş sözleşmesi askerlik nedeniyle sona eriyor. İşçi, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti için arabulucuya başvuruyor. İşveren telefonda hiçbir borcu olmadığını söylüyor ve görüşme anlaşmazlıkla bitiyor. Arabulucunun düzenlediği son tutanakta uyuşmazlığın konusu yalnızca "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan" diye geçiyor.

İş mahkemesi davayı kabul ediyor. Bölge adliye mahkemesi ise alacak kalemleri tutanakta tek tek gösterilmediği için arabuluculuk şartının yerine getirilmediğine karar veriyor ve davayı usulden reddediyor. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 18 Mayıs 2026 tarihli Durmuş Çelik kararı (B. No: 2023/33449) bu dosyayla ilgili; karar 20 Ekim 2026 tarihli ve 33406 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, bu yorumun işçinin mahkemeye erişim hakkını, yani uyuşmazlığını bir mahkemenin önüne götürüp esastan incelenmesini isteme hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi.

Arabuluculuk neden dava şartı, son tutanak neden önemli

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davacı, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını ya da arabulucunun onayladığı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, başka bir işlem yapılmadan usulden reddedilir.

Bu tür dosyalarda tartışma, başvurunun yapılıp yapılmadığı kadar arabuluculukta hangi alacakların görüşüldüğü üzerine de çıkabilir. Kıdem tazminatı için arabulucuya gidip fazla çalışma ücretini sonradan davaya ekleyen bir işçi, o alacak için arabuluculuğa başvurmadığı itirazıyla karşılaşabilir. Bu dosyada bölge adliye mahkemesi daha katı bir ölçü kullanmıştı. Mahkemeye göre Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin yayımlandığı 2 Haziran 2018'den sonra düzenlenen tutanaklarda, anlaşılamayan alacakların tek tek yazılması gerekiyordu ve genel bir ifade yeterli değildi.

Anayasa Mahkemesi neye baktı

Mahkeme önce arabuluculuğun dava şartı olmasının meşru bir amaca dayandığını kabul etti: iş uyuşmazlıklarının daha kısa sürede ve daha az masrafla, mahkemeye gitmeden çözülmesi. Tartışma, bu şartın somut tutanağa ne kadar katı uygulanacağıydı.

Karara göre belirleyici soru, işçilik alacaklarının arabuluculuk görüşmelerinde gerçekten konuşulup konuşulmadığı. İşçinin kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretini görüşmeye taşıma iradesi açıktı. İşveren de bu alacakların konuşulmasına itiraz etmemiş, yalnızca borcu olmadığını söylemiş ve bu beyan tutanağa geçmişti. Mahkemeye göre bu tabloda alacakların müzakere edilmediğinden söz etmek mümkün değildi.

İkinci nokta arabulucunun rolüyle ilgili. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 17. maddesine göre son tutanağa nelerin yazılacağına taraflar karar verir; arabulucu da tutanak ve sonuçları hakkında taraflara gerekli açıklamaları yapmakla yükümlüdür. Bölge adliye mahkemesi, işçinin hangi alacakların ayrıca yazılması gerektiği konusunda bilgilendirildiğine dair bir tespit yapmamıştı. Anayasa Mahkemesi, tutanaktaki genel ifadeyi somutlaştırma sorumluluğunu tamamen işçiye yüklemenin aşırı bir külfet olduğunu ve mahkemenin aşırı şekilci bir yaklaşım sergilediğini belirtti.

Sonuçta mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildi. Kararın bir örneği, bölge adliye mahkemesinde yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesi aracılığıyla gönderildi. İşçinin ayrıca istediği tazminat ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedildi.

Karar her eksik tutanağı kurtarır mı?

Kurtarmaz. Karar arabuluculuğu isteğe bağlı hâle getirmiyor. Arabulucuya hiç başvurmadan dava açan işçi için 3. maddedeki usulden ret kuralı aynen geçerli.

Karar, tutanaktaki her belirsizliğin sonradan tamamlanabileceği yönünde genel bir kural da koymuyor. Anayasa Mahkemesi bu dosyanın somut olgularına dayandı: işçinin alacaklarını görüşmeye taşımak istemesi, işverenin bunları reddettiğinin tutanakta yer alması ve arabulucunun işçiyi bilgilendirdiğinin gösterilmemesi. Arabuluculukta hiç gündeme gelmemiş bir alacağın sonradan davaya eklendiği bir dosyada mahkemelerin farklı bir sonuca varması hâlâ mümkün.

Bireysel başvuruda verilen ihlal kararı, o dosyada yeniden yargılama yapılmasını sağlar. Başka dosyalarda kesinleşmiş ret kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Benzer davalarda bu gerekçe istinaf ve temyiz dilekçelerinde ileri sürülebilir; yine de her dosya kendi başvuru formu ve tutanağı üzerinden değerlendirilecek. İşveren açısından da karar bir uyarı niteliğinde: alacakların arabuluculukta konuşulduğu açıkken yalnızca tutanaktaki genel ifadeye dayanan bir usul itirazı, bu karardan sonra daha zayıf kalabilir.

Arabuluculuk tutanağını imzalamadan önce kontrol edilecekler

Bu dosyada dava 2018'de açıldı, Anayasa Mahkemesi kararı 2026'da verildi. Aynı tartışmayı yaşamamak için başvuru ve tutanak aşamasında şunlara dikkat edilebilir:

  • Başvuru sırasında talep ettiğiniz alacakları tek tek belirtin: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi. İşe iade de istiyorsanız bunu ayrıca yazın. "İşçilik alacakları" gibi genel bir ifadeyle yetinmeyin.
  • Son tutanağı imzalamadan önce okuyun. Anlaşılamayan her alacağın ayrı ayrı yazılıp yazılmadığına bakın; yazılmamışsa arabulucudan eklenmesini isteyin.
  • Tutanağın aslını ya da arabulucunun onayladığı örneğini saklayın; dava dilekçesine eklenmesi zorunlu.

Süre açısından da iki bilgi işe yarar. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar da zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.

Davanız bu gerekçeyle reddedildiyse

Ret kararına karşı istinaf veya temyiz yolu açıksa, itiraz dilekçesinde bu karar dosyadaki somut olgularla birlikte ileri sürülebilir: başvuru formunda neyin yazdığı, tutanağa hangi beyanların geçtiği, işverenin alacaklara karşı tutumu. Karar kesinleşmişse ve hak ihlali iddiası varsa, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür.

Dava şartı yokluğundan verilen ret kararı, alacağın esası hakkında bir karar değildir. Zamanaşımı dolmamışsa eksik kalan alacaklar için yeniden arabulucuya başvurup dava açmak da değerlendirilebilir. Hangi yolun uygun olduğu sürelere, alacak tutarlarına ve kararın kesinleşip kesinleşmediğine göre değişir.

Kısaca

İş davalarında arabuluculuk dava şartı olmaya devam ediyor. Anayasa Mahkemesi, işçinin alacaklarını arabuluculukta görüştürme iradesi açıkken ve işveren bunları reddetmişken, tutanakta yalnızca "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan" yazmasını gerekçe gösterip davayı reddetmenin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verdi. Karar aşırı şekilci yorumlara sınır koyuyor; tutanaktaki her eksikliği gidermiyor. En sağlam yol hâlâ alacakları başvuruda ve son tutanakta tek tek yazdırmak.

İşçilik alacağı davalarında talebin nasıl belirleneceğine ilişkin son değişikliği belirsiz alacak davasıyla ilgili yazımızda, işçi alacaklarına dair genel bilgileri iş hukuku sayfamızda bulabilirsiniz. Kıdem tazminatınızın yaklaşık tutarını görmek için kıdem tazminatı hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Av. Yağmur Tahtasız
Yazar: Av. Yağmur Tahtasız

Avukat · İzmir Barosu · 2022'den beri avukatlık

Yayın: 29 Ekim 2026 · Son güncelleme: 29 Ekim 2026