
31 Temmuz 2026'dan itibaren açılan davalarda belirsiz alacak davası (HMK md. 107) artık açılamıyor. İşçilik alacakları için bundan sonra kısmi dava açılıyor; talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski kurala göre devam ediyor.
İşten çıkarılan ya da istifa eden bir işçinin en çok sorduğu sorulardan biri, alacağının tam olarak ne kadar olduğunu bilmeden nasıl dava açacağıdır. Fazla mesai saatleri, hafta tatili çalışmaları, ödenmeyen yıllık izinler çoğu zaman ancak tanık dinlendikten ve bilirkişi hesap yaptıktan sonra netleşir. Yıllardır bu sorunun cevabı "belirsiz alacak davası" idi. 31 Temmuz 2026'dan itibaren bu cevap değişti.
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesini yürürlükten kaldırdı ve kısmi dava kurallarını yeniden düzenledi. Bu yazıda, işçilik alacağı davası açmayı düşünenler için neyin değiştiğini ve neye dikkat etmek gerektiğini anlatıyoruz.
Eskiden nasıldı?
Belirsiz alacak davasında işçi, dava açarken alacağının küçük bir kısmını (örneğin birkaç bin lirayı) gösterip harcını yatırabiliyordu. Bilirkişi raporu geldikten sonra talebini rapordaki rakama göre artırıyor ve bunun için ayrıca ıslah hakkını kullanmak zorunda kalmıyordu. En önemlisi, alacağın tamamı için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılıyordu. İşçilik davalarının büyük çoğunluğu bu yolla açılıyordu.
Şimdi ne değişti?
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı. 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan davalarda bu dava türüne başvurulamıyor.
- Kısmi dava öne çıktı. İşçi, alacağının bir kısmını dava ederek başlayabiliyor.
- Talep bir kez artırılabiliyor. Kısmi davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor.
- Zamanaşımı korunuyor. Artırılan kısım için zamanaşımı, dava tarihinde kesilmiş sayılıyor.
- Eski davalar etkilenmiyor. 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükümlere göre görülmeye devam ediyor.
Aynı Kanun, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesini de öngördü. Bilirkişi incelemesi veya talimat yazışması gibi zorunlu durumlarda hâkim gerekçesini göstererek daha uzun süre verebiliyor. Bu düzenleme, uzun süren işçilik davalarını hızlandırmayı amaçlıyor.
| Belirsiz alacak davası (eski) | Kısmi dava (yeni dönem) | |
|---|---|---|
| Dava açılırken | Asgari bir miktar gösterilir | Alacağın bir kısmı dava edilir |
| Sonradan artırma | Bilirkişi raporuna göre | Tahkikat sonuna kadar bir kez |
| Zamanaşımı | Alacağın tamamı için dava tarihinde kesilir | Artırılan kısım için dava tarihinde kesilmiş sayılır |
| Hangi davalara uygulanır? | 31.07.2026 öncesi açılanlar | 31.07.2026 ve sonrası açılanlar |
Dava açacak işçiler nelere dikkat etmeli?
1. Artırma hakkı tek sefer
Yeni düzende talebi artırma hakkı bir kez kullanılabiliyor. Bu nedenle artırmanın acele yapılmaması, bilirkişi raporu ve itirazlar netleştikten sonra kullanılması önemli. Rapor sonrasında yapılan itirazlarla rakam değişebileceği için, artırmayı yaparken bütün kalemlerin (kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin) eksiksiz hesaba katılması gerekiyor.
2. Hangi alacakların dava edildiği açık yazılmalı
Kısmi davada hangi alacak kalemlerinin dava edildiği dilekçede tek tek gösterilmelidir. Dilekçede adı geçmeyen bir alacak kalemi için sonradan talep artırımı yapılamayabilir. "Fazla mesai alacağı" yazıp "hafta tatili alacağı"nı unutmak, o kalemin ayrıca dava edilmesini gerektirir ve zamanaşımı riski doğurur.
3. Zamanaşımı süresini takip edin
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Süre, alacağın muaccel olduğu tarihten, çoğu kalem için iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işler. Arabuluculuk süreci zamanaşımını durdurur, ancak eski alacaklar için süre dolmak üzereyse vakit kaybetmemek gerekir.
4. Önce arabuluculuk
İşçilik alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (İş Mahkemeleri Kanunu md. 3). Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa dava açmaya gerek kalmaz. Anlaşma olmazsa son tutanakla birlikte dava açılır. Arabuluculuk görüşmesine gitmeden önce alacağın yaklaşık hesabını yapmak, makul bir teklifi değerlendirmeyi kolaylaştırır.
5. Delilleri baştan toplayın
Bordrolar, banka hesap dökümleri, SGK hizmet dökümü, işyeri giriş-çıkış kayıtları, mesai saatlerini gösteren yazışmalar ve tanık bilgileri, kısmi davada artırılacak rakamı belirleyen bilirkişi raporunun temelini oluşturur. Ne kadar eksiksiz delil sunulursa, artırma o kadar sağlam bir rakama dayanır.
Islah hakkı hâlâ var mı?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki ıslah kurumu yerinde duruyor. Taraflar aynı davada, tahkikat sona erinceye kadar bir kez ıslah yoluyla taleplerini genişletebilir. Ancak ıslah ile kısmi davadaki talep artırımı farklı kurumlardır ve sonuçları, özellikle zamanaşımı açısından farklıdır. Hangisinin kullanılacağına dosyanın durumuna göre karar vermek gerekir.
Alacağınızın yaklaşık hesabı
Dava açmadan veya arabuluculuğa gitmeden önce alacaklarınız hakkında fikir edinmek için sitemizdeki araçları kullanabilirsiniz: kıdem tazminatı hesaplama, ihbar tazminatı hesaplama, fazla mesai hesaplama ve yıllık izin ücreti hesaplama. Bu araçlar tahmini sonuç verir; kesin rakam, belgeler ve tanık beyanlarıyla birlikte yapılan bilirkişi incelemesinde ortaya çıkar.
Kısaca
31 Temmuz 2026'dan sonra açılan işçilik davalarında belirsiz alacak davası yok. Kısmi dava açılıyor ve talep tahkikat sonuna kadar yalnızca bir kez artırılabiliyor. Bu değişiklik, dava dilekçesinin ve artırma zamanlamasının eskisinden çok daha dikkatli planlanmasını gerektiriyor. İş hukukuna ilişkin diğer konular için iş hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: md. 107 (mülga), md. 109, md. 176–177
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: md. 3 (dava şartı arabuluculuk), md. 15 (zamanaşımı)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
