
Hayır. Tahliye kararı ev sahibine evi geri alma hakkı verir ama bu hak icra dairesi aracılığıyla kullanılır. Kiracı fiilen çıkarılana kadar ev onun konutu sayılır; kapıyı kendi başına açmak konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme gibi suçları ve tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Aylardır kira ödemeyen ya da süresi dolduğu hâlde evi boşaltmayan bir kiracı hakkında sonunda tahliye kararı alındığını düşünün. Ev sahibinin aklına gelen ilk şey çoğu zaman bir çilingir çağırmak, kilidi değiştirmek ve eşyaları kapının önüne koymak oluyor. Karar elindeyken bunun hakkı olduğunu düşünüyor.
Hukuken durum böyle değil. Mahkeme kararı ev sahibine tahliyeyi isteme hakkı verir, ama bu hakkın nasıl kullanılacağını kanun ayrıca düzenlemiştir. Tahliye, icra dairesi eliyle yapılır. Kapıyı kendi başına açan ev sahibi, haklı olduğu bir uyuşmazlıkta kendisini ceza soruşturmasının tarafı hâline getirebilir.
Tahliye kararı tek başına anahtar değildir
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 26. maddesi, bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair ilamın nasıl yerine getirileceğini anlatır. İlam icra dairesine verilir, icra müdürü kiracıya bir icra emri tebliğ eder ve yedi gün içinde taşınmazın teslimini ister. Kiracı bu süre içinde evi boşaltmazsa karar zorla icra edilir. Zorla icra dediğimiz şey de ev sahibinin değil, icra memurunun yaptığı bir işlemdir; gerektiğinde kolluk desteğiyle yürütülür ve tutanağa bağlanır.
Aynı madde ev içindeki eşyalar için de bir yol gösterir: ilama dahil olmayan eşyalar çıkarılarak kiracıya ya da kanunda sayılan yakınlarına teslim edilir. Yani eşyaların nereye ve kime bırakılacağı bile ev sahibinin takdirine bırakılmamıştır.
Kira alacağı nedeniyle mahkemeye gitmeden icra yoluyla başlatılan tahliye takiplerinde de sonuç değişmez. Takip ve icra hukuk mahkemesi aşamasından sonra tahliyeyi yine icra dairesi gerçekleştirir.
Kapıyı kendi başına açmanın sonuçları
Burada en sık karşılaşılan yanılgı, "ev benim, kendi evime giriyorum" düşüncesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesi bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girmeyi ya da rızayla girdikten sonra çıkmamayı suç olarak tanımlar ve mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörür. Konut dokunulmazlığı tapudaki mülkiyeti değil, orada fiilen yaşayan kişinin huzurunu korur. Kiracı evden fiilen çıkarılana kadar orası onun konutudur; tahliye kararı verilmiş olması bunu kendiliğinden değiştirmez.
Kilidin kırılması ya da kiracıya ait eşyaların zarar görmesi hâlinde TCK'nın 151. maddesindeki mala zarar verme suçu da gündeme gelebilir. Ev sahibi kira alacağını tahsil etmek için tehdit veya güç kullanırsa, 150. madde uyarınca tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır. Hangi suçun oluştuğu somut olaya göre değişir, ama her senaryoda ortak nokta aynıdır: ev sahibinin elindeki haklı karar, kendi eliyle uygulanmaz.
Ceza boyutunun yanında hukuki sorumluluk da vardır. Eşyası zarar gören ya da kaybolan kiracı, uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Böylece ev sahibi, alacaklı olduğu bir dosyada borçlu konumuna düşebilir.
Kiracı kararın kesinleşmesini bekleyebilir mi?
Kiracı tahliye kararına karşı istinafa ya da temyize başvurduysa ev sahibi çoğu zaman yıllarca beklemek zorunda kalacağını düşünür. Kira ilişkisine dayanan tahliye kararları kural olarak kesinleşmeden de icraya konulabilir. Kiracının kanun yoluna başvurması tek başına icrayı durdurmaz.
Kiracı ise İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesine dayanarak teminat göstermek suretiyle icranın geri bırakılması için süre isteyebilir. Bu durumda icra dairesi kiracıya, üst mahkemeden icranın geri bırakılması kararı getirmesi için uygun bir süre verir. Karar daha sonra kaldırılır veya bozulursa, 40. madde uyarınca icra işlemleri eski hâline iade edilir. Bu ihtimal, ev sahibinin kararı kesinleşmeden icraya koyarken dikkate alması gereken bir risktir.
Ev sahibi için doğru yol
Süreç adım adım şöyle işler: tahliye ilamı ilgili icra dairesine verilerek takip açılır, kiracıya icra emri tebliğ edilir, yedi günlük süre beklenir. Kiracı evi boşaltmazsa alacaklının talebiyle tahliye için gün belirlenir ve icra memuru o gün taşınmaza gelerek tahliyeyi gerçekleştirir. Anahtar teslimi ve evin durumu tutanağa geçirilir.
Bir örnek verelim. Karşıyaka'da dairesini kiraya veren bir ev sahibi, tahliye kararını eylülde almış olsun. İlamı icraya koyduktan sonra tebligatın kiracıya ulaşması, yedi günlük sürenin dolması ve tahliye gününün belirlenmesi birkaç hafta alabilir. Bu bekleme can sıkıcıdır; ama kapıyı kendi açsaydı karşılaşabileceği şikâyet, soruşturma ve tazminat talebi, işi çok daha uzun ve masraflı hâle getirebilirdi.
Benzer bir yanılgı, kiracının evi terk etmiş gibi göründüğü durumlarda yaşanır. Kiracı aylardır ortada yoksa ama anahtarı teslim etmemiş ve eşyaları içeride duruyorsa, ev sahibinin "nasılsa gitti" diyerek kapıyı açması yine risklidir. Kiracı bir gün dönüp eşyalarının eksik olduğunu ya da zarar gördüğünü ileri sürdüğünde, ev sahibinin elinde içeride neyin bulunduğunu gösteren resmî bir tutanak olmaz. Bu tür durumlarda da taşınmazın teslimini icra yoluyla ve tutanakla sağlamak, ileride çıkabilecek tartışmaları baştan önler.
Kira artışı ve tahliye sebepleri gibi konular için kira hukuku sayfamıza, icra takibinin genel işleyişi için icra hukuku sayfamıza bakabilirsiniz. Bu ayki kira artış sınırını da Ekim 2026 kira artış oranı yazımızda anlattık.
Kiracı açısından
Yokluğunda kapısı açılan, kilidi değiştirilen ya da eşyaları dışarı çıkarılan kiracı, olayı tutanak, fotoğraf ve varsa komşu tanıklarıyla belgelemeli ve kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunabilir. Konut dokunulmazlığının ihlali şikâyete bağlı bir suç olduğundan, TCK'nın 73. maddesi uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi gerekir.
Bu, kiracının tahliye kararına uymama hakkı olduğu anlamına gelmez. Kesinleşmiş ya da icrası durdurulmamış bir karar karşısında evi boşaltmamak, icra yoluyla zorla tahliyeyi ve buna bağlı masrafları beraberinde getirir.
Kısaca
Tahliye kararı ev sahibine evi geri alma hakkı verir, ancak bu hak icra dairesi aracılığıyla kullanılır. Kiracı fiilen çıkarılana kadar ev onun konutu sayılır; kapıyı kendi başına açmak, kilidi değiştirmek veya eşyaları dışarı atmak konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme gibi suçları ve tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir. Doğru yol, ilamı icraya koymak, yedi günlük süreyi beklemek ve tahliyeyi icra memuru eliyle yaptırmaktır.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 26, 36, 40)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 73, 116, 150, 151)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
